Kayıtlar

Leylim Ley (Kürtçe) - Mulla Evindar

Resim
LEYLÎM LEY Ez bûm peleke ji darê weşiya Leylîm ley Bayê sibe were min berba bike Leylîm ley Heyne bibe dûr xubara min ji vir Leylîm ley Bavêje ser ew lingê xwas a yarê Leylîm ley Şewqa hîvê dide ser vî sazê min Leylîm ley Li ser şora min kes ti şorê nake Leylîm ley Were keçê ser juniyê min rûne Leylîm ley Hîv ji wir, tu ji vir min hembêz bikin Leylîm ley Heft sal bûn ez neçûme welatê xwe Leylîm ley Li dertkêşekî wek xwe negeriyam Leylîm ley Eger rojekê li pey min tu werê Leylîm ley Ne ji kesî ji dilê xwe min pirske Leylîm ley Gotin : Sabahattin Ali Muzîk : Zülfü Livaneli Werger / Çeviri : Mûlla Evîndar  LEYLİM LEY Döndüm daldan düşen kuru yaprağa Leylim ley Seher yeli dağıt beni kır beni Leylim ley Götür tozlarımı burdan uzağa Leylim ley Yarın çıplak ayağına sür beni Leylim ley Ayın şavkı vurur sazım üstüne Leylim ley Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Leylim ley Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne Leylim ley Ay bir yandan sen bir yan...

DURDURAMAZSIN

Resim
DURDURAMAZSIN Ne yağmak üzere olan yağmuru Ne kızıllaşan ufukta güneşin doğmasını Ne bir gece vakti ayın ışıldamasını Ne bir seher vakti esen rüzgarı Ne de yüreğe düşecek sevda ateşini                                      Durduramazsın Mûlla Evîndar 

BAVUL

Resim
BAVUL Kentin bir ucundan diğer ucuna kadar gezmediği, görmediği yer bırakmadı Bayram o gün. Sayamayacağı kadar tramvay, otobüs değiştirdi, bir çok bistroda kahve içti, bira içti, restorantta pizza yedi, caddelerde dolaştı. Caddelerde yürürken kendisini sanki ıssız bir çölde yürüyormuş gibi hissediyordu, oysa iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalıktı Paris caddeleri. Son durak meşhur Champs-Eliysée caddesiydi, Bayram kalabalıktan insanlara çarpa çarpa en yakın durağa ulaşıp evin yolunu tuttu. Evine yakın durakta inip metrodan çıktı, akşam olmak üzereydi. Kaldırımda yürürken nedense Nazım Hikmet'in şu dizeleri aklına geldi: "Ben, ihtiyarlığım, yalnızlığım  Bir de kara sevda  Dördümüz yan yana yürüyoruz" Ama Bayram ihtiyar değildi, kırlaşmış saçları olsa da henüz elli yaşlarında idi. Tek odalı evine girerken her zamanki gibi dış kapısı gıcırdıyordu, bu gıcırdama sesi odadaki ıssızlığı, sessizliği yarıyordu, Bayram için bu ses eve geldiğinin habercisiydi. Yarıl...

Şiir / Ahmed Arif

Resim
                                  Beşikler vermişim Nuh'a Salıncaklar, hamaklar Havva anan dünkü çocuk sayılır Anadoluyum ben Tanıyor musun? Şairlerin, bilginlerin dünyalarında Kalmış bir başıma Bir başıma ve uzak Biliyor musun? Ahmed Arif Min dergûş dan Nûh Hêlan, dolîdang Diya te Hewê hîn zaroka duh e Ez Anatolî me Tu dinasî? Li cîhana şaîr û zanayan Mame bi serê xwe Bi serê xwe û dûr Tu dizanî? Ahmed Arif (Werger : Mûlla Evîndar)

Şiir / Nazim Hikmet

Resim
Koynumda çırılçıplaksınız  Şehir, akşam ve sen  Aydınlığınız yüzüme vuruyor  Nazım Hikmet

Huner / Sanat - Mulla Evindar

Huner 💖 Sanat Mulla Evindar

RAYLAR

Resim
RAYLAR Uzayıp giden raylar Nereye gidersiniz Gider misiniz Bizim oralara Sıladaki çocukluğuma Ufukta bizi bekleyen Sessiz sedasız parıldayan ışığa  Mûlla Evîndar  mullaevindar@gmail.com http://mullaevindar.blogspot.com YOUTUBE | INSTAGRAM | FACEBOOK | TWITTER / Mulla Evindar

PENCERE

Resim
PENCERE Yağmurun yağdığını pencereden değil telefon ekranından öğreniyoruz. Pencere kenarına oturup dışarıya bakmayı unuttuk.  Nerede o hoş yağmur sesi? Pencere camına usulcacık çarpan damlalar nerede? Nerede yüzümüze çarpan o hoş rüzgarlar? Pencereyi okşar gibi cama vuran o güzelim kar taneleri nerede? Daha doğrusu neredeyiz? Telefon ekranı "dünyaya açılan penceremiz" dedik. Sokağımıza açılan pencereyi kapattık.  Yanıbaşımızdakini görmeyi, ona dokunmayı bırakıp olmayan yerlere doğru yelken açtık.  Neredeyiz? Nereye gidiyoruz?  Mûlla Evîndar  mullaevindar@gmail.com

BİR ŞARKI MİSALİ

BİR ŞARKI MİSALİ Bir şarkı gibisin Hangi dilde yazıldığı bilinmeyen Ne anlattığı anlaşılmayan bir şarkı Bu şarkıyı hep dinliyorum Dinledikçe hep ağlıyorum Mûlla Evîndar 

ŞAİRLİK

Resim
ŞAİRLİK  Bir gece vakti Bir yıldıza yaslanıp yeryüzüne baktım Bir şehir Bir sokak Bir ev Bir pencere, beyaz ışıklı Mûlla Evîndar 

KOPTU SAZIMIN TELİ

Resim
KOPTU SAZIMIN TELİ  Koptu sazımın teli Tam göğe bakacakken battı güneş Çöktü karanlık pencereye Bir umudum gecede parıldayan aydı                                                   o da gitti Radyoda çalınan şarkım da bitti  Bir bir kapandı kapılar, pencereler Mûlla Evîndar